İslam gediğinden dağları görülür,

Bir anda kalbin heyecanla burulur.

Yüzünde gülücükler belirir,

Görmediğinde ruhun yorulur.

 

Dönecek taşla sınırları başlar olur

Kapmizyer, baba canat, şelale olur.

Durusu akar, akar ruhunda sel olur,

Köye yaklaşınca kalbin nur olur.

 

Dağında kekik, lale, sümbül, gül olur,

Vişne-kiraz, panta, ceviz ağzına tat olur.

Temiz hava, soğuk su ruhuna ilaç olur,

Kekikliye gittiğinde yüreğine merhem olur.

 

Ben-sen, biz-siz, onlar gitmeli,

Köyümüzü yeniden diriltmeli.

Eski şenliğini yeniden bulmalı,

Ömürlerince yaşlıların yüzleri gülmeli.

 

Hiç olmazsa yazın köye gitmeye uğraş

Evine mutfak, tuvalet, banyo yapmaya çalış,

Böylece kendine bulursun güzel bir iş,

Mutfağında kaynasın bulgur, patates olsun aş.

 

Çocuğun okusun, vatanında olsun idareye baş,

Köyünde dinlensin o yorgun kafa baş.

Kekikli neşelensin, şenlensin sana olsun aş,

Ata dede toprağın yeşersin olsun çimen, taş.

 

Necati Polat’ım aklınızı çeldimse ne mutlu bana,

Köye dönenler duacı olacaktır bana.

Sen de dön, köyünde hizmet et bağına,

Canımız kurban olsun Kekiklinin taşına toprağına...

                                                  

                                   NECATİ POLAT   (18.11.2009)