LALAVUN ETMEK: Tarumar etmek, yok etmek, zarar vermek.

LALİK: Konuşma özürlü, kekeme.

LAPAŞ: Keçilerde geniş ve büyük kulak.

LATEŞBİ: Sözüm ona.

LAPEŞLETMEK: Yassılamak.

LAZUT: Mısır.

LEHLEMEK: Çok yorulmuş olmak.

LEK: Çamur, bir nevi toprak.

LENGER: Büyük fırın tepsisi.

LIÇIK: Sulu, fazla cıvık.

LIĞMALAK: Toprak kayması, heyelan.

LIKINTI: Rengi bozuk su, çayın soğumuş v e rengi açılmış olanı.

LIPIZ: Kel.

LIPIZA ÇIKMAK: Ortada yapayalnız kalmak.

LİLİ ÇALMAK: Çocuklar için ağızla veya ıslıkla oyun havası çalmak.

LİP LİP ETMEK: Parlamak. Tertemiz olmak.

LOBİYE: Fasulye.

LOLO: Büyük ve geniş kuyruklu bir koyun türü.

LOM: Manivela.

LOR: Çökelek.

LOŞGO: Şişman ve hantal.

LOŞTEK SAKIZI: Bir tür ottan çıkan sütün pişirilmesi ile yapılan sakız.

LOZİK: İyi pişmemiş tandır ekmeği.

LÖKLEMEK: Bir şeyi başka bir şeyin üzerine bolca sürmek. Bir şeyi israf ederek kullanmak.

LÜLÜK: Musluk.