•  Aç ayı oynamaz.
  • Acı acıyı, su da sancıyı keser.
  • Acı işletme, toku terpetme.
  • Ac it davara gitmez.
  • Ac it fırın yıkar.
  • Ac it merek yıkar.
  • Ac insanı doyurmak kolay, aç gözü doyurmak zordur.
  • Acla çıplak kudurgan olur.
  • Ac koyarsan hırsız, çok söylersen arsız olur.
  • Açık kaba it değer.
  • Açma kutuyu, söyletme kötüyü.
  • Adam olacak çocuk, bokundan belli olur.
  • Adın çıkacağına canın çıksın.
  • Ağaca balta vurmuşlar, sapı benden demiş.
  • Ağaca çıkan keçinin, dala konan oğlağı olur.
  • Ağanın malı gider, hizmetkârın canı gider.
  • Ağır otur ki, batman gelesin.
  • Akıllı atını, deli karısını över.
  • Akıllı düşünene kadar, deli oğlunu evlendirir.
  • Al alı, sakla kırı, besle yağızı, bin doru.
  • Alışmış kudurmuştan beterdir.
  • Al malın iyisini, çekme kaygısını.
  • Anamın aşı, tandırın başı.
  • Anası överse koy kaç, el överse al kaç.
  • Anıklı aş tatlı olur.
  • Aptal ata binmiş, köy ağası oldum sanmış.
  • Aptal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.
  • Arife günü yalan söyleyen bayram günü utanır.
  • Arı gibi eri olanın, dağ gibi yeri olur.
  • Arık ata kuyruğu yük olur.
  • Armudu soy ye, elmayı say ye.
  • Arpa eken, buğday biçmez.
  • Arsız neden arlanır, çul da giyse sallanır.
  • Asıl azmaz, bal kokmaz.
  • Aşını, eşini, işini bil.
  • Aş taştı mı, kepçenin bahası olmaz.
  • Ateş yakınındakini yakar.
  • At sahibine göre kişner.
  • Atta karın, yiğitte burun.
  • Atın ölümü arpadan olsun.
  • At ile eşek tepişince sahibi ezilir.
  • Atta karın, yiğitte burun.
  • Ayda gelen gül üstüne, günde gelen kül üstüne.
  • Ayda gelen hoş olur, günde gelen boş olur.
  • Ay görmüşün, yıldız görmüşe mihneti olmaz.
  • Ayı ile harala girilmez.
  • Ayıyı vurmadan yağını bölme.
  • Ayran bulamaz aşına, lâle sokar başına.
  • Azan itin başına kar yağarmış.
  • Azığı evden, arkadaşı köyden al.
  • Baba oğluna bir bağ kıymış, oğlu babasına bir salkım üzüm kıyamamış.
  • Bacı kardeşe bakar, kardeş karşı dağa bakar.
  • Bağ dua değil, çağa ister.
  • Bakmakla usta olunsaydı, köpekler kasap olurdu.
  • Bar oynayanın poççiği sallanır.
  • Baskısız tahtayı yel götürür, yel götürmezse sel götürür.
  • Başı bezekli olanın, aşı tezekli olur.
  • Başını yumuşak yastığa, karını pahalı aşa alıştırma.
  • Başkasının avlusundan su içen kanmaz.
  • Baş nereye giderse, ayak da oraya gider.
  • Baz bazla, kaz kazla, kel tavuk horozla.
  • Bekâr gözü, kör gözü.
  • Bekârın parasını it, yakasını bit yer.
  • Ben pağaça batayım da; kız batmış, oğlan batmamış bana ne.
  • Ben umarım bacımdan, bacım ölür acından.
  • Bir baba dokuz evlâdı besler; ama dokuz evlât bir babayı besleyemez.
  • Bir topal bit, bir gecede kırk yatak değiştirirmiş.
  • Bostan göğ iken pazarlık yapılmaz.
  • Bugünkü tavuk, yarınki horozdan iyidir.
  • Buğday ekmeğin yoksa, buğday dilin olsun.
  • Büyüklük, Allah’a mahsustur.
  • Cana geleceğine mala gelsin.
  • Cins horoz, yumurtada iken öter.
  • Çalma el kapısını, çalarlar kapını.
  • Can gövdeye kemlik etmez.
  • Çarşıda mum pahalı, körün neyine?
  • Çayırı düz, karıyı kız al.
  • Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane gelecek yıl çıkmış.
  • Çobanın gönlü olunca tekeden süt sağar.
  • Çürük tahta çivi tutmaz.
  • Dana boku sıva tutmaz.
  • Dana ölür kap sağalır, inek ölür hep sağalır.
  • Dayın ile dağı gez, emmin ile bağı gezme.
  • Değirmen bildiği gibi döner, çah çah kendini yorar.
  • Deli deliyi görmeyince çomağı saklamaz.
  • Delilsiz cennete girilmez.
  • Deliye el ver, eline bel ver.
  • Derdi çeken, zehiri içen bilir.
  • Derdine vaktinde ağla.
  • Dil var, kan ettirir; dil var, kanı men ettirir.
  • Dinsizin hakkından imansız gelir.
  • Doğru söz yemin istemez.
  • Durursa el beğensin, ölürse yer beğensin.
  • Dutun sıkından seyreği iyidir.
  • Efendi paça yer, bilmez kaça yer.
  • El atına binen tez iner.
  • El eli yuyar, el de yüzü.
  • El eliyle diken yolarlar.
  • El eliyle diken yolma dikene bile yazıktır.
  • El, elin eşeğini türkü söyleye söyleye arar.
  • El, elin ölüsüne gülerek ağlar.
  • Elin ağzı torba değil ki büzesin.
  • Elin iyisi, itin dayısı olmaz.
  • El kazanı ile aş kaynamaz.
  • Elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar.
  • Eken biçer, konan göçer.
  • Erken kalkan yol, erken evlenen döl alır.
  • Erken kalktın işine, şeker kattın aşına.
  • Ekersen biçersin, ekmezsen göçersin.
  • Eski dost düşman olmaz, yiğit seven pişman olmaz.
  • Etli etliye eş olmaz, arpa unundan aş olmaz.
  • Ev danası öküz olmaz.
  • Evin sıcağı sobadan, çocuğun terbiyesi babadan.
  • Evlâdın var mı, derdin var.
  • Ev yıkanın evi olmaz.
  • Fukaranın cebi boş, ama kalbi doludur.
  • Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar.
  • Damlar damlar göl olur, akar gider sel olur.
  • Davetsiz gidilen yerde mindersiz oturulur.
  • Değirmene girenin üstü unlanır.
  • Deli gücük ya itleri soldurur ya da dere tepe doldurur.
  • Gelen geçer, konan göçer.
  • Güvenme varlığa, birgün düşesin darlığa.
  • Dere gider kumu kalır, yiğit gider namı kalır.
  • Dert, insanı mert eder.
  • Domuzun bitini, ayağa koyarsın başa çıkar.
  • Gelin altın taht getirmiş, çıkmış kendi oturmuş.
  • Gelin halı getirir, serer kendi oturur.
  • Gün battı, gâvur yattı.
  • Gençlikte taş taşı, kocalıkta ye aşı.
  • Güzelliğine güvenme; bir sivilce yeter.
  • Güzün ahırda, baharın nahırda.
  • Harmana giren porsuk diyrene dayanır.
  • Havlamasını bilmeyen it, sürüye kurt çağırır.
  • Haylama ile köpek kurda gitmez.
  • Her gözeye pislersin, suyu nerden içersin?
  • Herkes işinin hırsızıdır.
  • Her kuş kendi kanadı ile uçar.
  • Hırsız evden olunca öküz buhayrıdan çıkar.
  • Hırsla kalkan zararla oturur.
  • Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.
  • İniş yokuşun karşılığıdır.
  • İp inceldiği yerden kopar.
  • İsli kabın yanında oturana is bulaşır.
  • İş gördün sıvış, aş gördün giriş.
  • İt de bahara çıkar, ama yediği ayaz bilir.
  • İti an, çomağı hazırla.
  • İt ite buyurmuş, it de kuyruğuna.
  • İt itin etini yer; ama kemiğini yabana atmaz.
  • İmansız, güven olmaz.
  • İtten kuzu töremez.
  • İt ulumaynan gökten lavaş yağmaz.
  • İt kılından elek olmaz.
  • İt kursağı yağ götürmez.
  • İt yal yediği taşı bilir.
  • İt zorla davara gitmez.
  • İyi at arpasını artırır, kötü at dayağını.
  • İyi evlât babayı vezir, kötü evlât rezil eder.
  • İyilik yapma, kötü olursun.
  • Kalan işe kar yağar.
  • Kalaylı bakır küflenmez.
  • Kardeş kardeşi atmış, yâr başında tutmuş.
  • Kargayla oturan, çöplükten uçar.
  • Karışma kimsenin işine, düşme hükümet peşine, var git kendi işine.
  • Kaval elin, yel Allah’ın.
  • Keçi kılından post, eski düşmandan dost olmaz.
  • Kedi gibi riyâkâr, tilki gibi hilekâr olma.
  • Kel başından, kör gözünden korkarmış.
  • Kenarına bak bezini al, anasına bak kızını al.
  • Kendi gözündeki merteği görmez, elin gözündeki çöpü görür.
  • Kendi kendine konuşana zır deli derler.
  • Keseye danış, pazarlığa giriş.
  • Keyif dediğin, dem dem gelir; zır zır gider.
  • Kılda keramet olsaydı keçi evliya olurdu.
  • Kırılmış beyler, paşalar; kellere kalmış köşeler.
  • Kırk sene kırgın olmuş, vadesi yeten ölmüş.
  • Kırmızı öküz kızarsa; kızara kızara ölür.
  • Kız beşikte, çeyiz sandıkta.
  • Kızım sana derim, gelinim sen işit.
  • Kızın çirkin Allah’tan gelmiş, gelinin çirkin gözün kör müydü?
  • Kısmet, gökten zembille inmez.
  • Kişi arkadaşından azar.
  • Koçluk kuzu kozda iken belli olur.
  • Komşu komşuya bakar, canını ateşe yakar.
  • Kork abrilin beşinden, öküzü ayırır eşinden.
  • Kork, korkmazdan; utan, utanmazdan.
  • Korkma zemherinin kışından, kork abrilin beşinden.
  • Kömürcünün evine giren, yüzü kara çıkar.
  • Köpek, ekmek veren eli tanır.
  • Köşe taşı, köşeden düşmez.
  • Köyün poşası, elin paşasından iyidir.
  • Köyün şehir olmasın, evin şehir olsun.
  • Kurban olam tipiye, esti getirdi kapıya.
  • Kurdu söylersin, kulağı görünür.
  • Kurt kocayınca keçi boynuzlar.
  • Kurt kocayınca keçinin maskarası olur.
  • Kurt puslu havayı sever.
  • Kuş kanadından kira ummaz.
  • Külden tepe olmaz.
  • Lalın dilinden sahibi anlar.
  • Lokma karın doyurmaz, muhabbet artırır.
  • Mal sahibine benzemezse haramdır.
  • Mal, sahibine çeker.
  • Marta merek, yarı gerek.
  • Mayasız yoğurt tutmaz.
  • Merhametten maraz doğar.
  • Mescidin içi dururken dışı haramdır.
  • Mezar taşına sövülmez.
  • Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer.
  • Namazda gözü olmayanın, ezanda kulağı olmaz.
  • Ne düğün görmüş oynamış, ne ölü görmüş ağlamış.
  • Olacakla, öleceğe çare olmaz.
  • Ot kök üstüne biter.
  • Ölmüş eşek kurttan korkmaz.
  • Ölüm hak, miras helâl.
  • Ölüsü olan bir gün, delisi olan her gün ağlar.
  • Peyniri deri, karıyı eri saklar.
  • Pisiği kovalaya kovalaya aslan ederler.
  • Poşaya bir verirsin iki ister, yatmaya da yer ister.
  • Rençberin bir günü bin güne bedeldir.
  • Rüzgâr esmezse, çöp kımıldamaz.
  • Sen ağa, ben ağa; bu ineği kim sağa?
  • Sıcak tandır ekmek tutar.
  • Sıçandan doğan dağarcık keser.
  • Sofrada elini, mecliste dilini kısa tut.
  • Söz bilirsen söyle, ibret alsınlar; söz bilmezsen sükût et, insan sansınlar.
  • Suçu gelin etmişler, kimse güveyi olmamış.
  • Su içene yılan bile değmez.
  • Suyun durgun akanından, insanın yere bakanından kork.
  • Şahin ile deve avlanmaz.
  • Tandır sıcakken ekmek tutar.
  • Tarlada gözü olmayanın, harmanda yüzü olmaz.
  • Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz.
  • Tarlanın taşlısını, karının saçlısını al.
  • Tarlayı taşlı yerden, kızı kardeşli yerden al.
  • Tatlı tatlı yemenin, acı acı geğirmesi olur.
  • Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin.
  • Tembele iş de, akıl versin.
  • Tilki gevene bir kere oturur.
  • Tilki kendine yer buldu mu kuyruğuna koş bağlar.
  • Toprağı eşen evini döşer.
  • Umaç kendini aştan, karga kendini kuştan zanneder.
  • Uyku yastık, açlık katık istemez.
  • Uzun saçlının âhı, tahttan indirir şâhı.
  • Varsa hünerin, olur yerin.
  • Yağarsa bahardır, yağmazsa hüsrandır.
  • Yağmur yağmış, çatlaklar körelmiş.
  • Yalnızlık Allah’a mahsustur.
  • Yar uçtuğu gün tozar.
  • Yatsılık bir töredir, o da olmaya göredir.
  • Yazın yaşa, kışın taşa oturma.
  • Yetim demiş, ben gülerim; felek demiş, ben nerdeyim?
  • Yokuş dibinde, ata arpa kâr etmez.
  • Yurdu şen eden devlet, evi şen eden avrat.
  • Yüz verirsen karıya, benzin döner sarıya.
  • Zindandan çıkan, zindana girer.