Boğazgören köyünün tarihini yaza bilmek için Boğazgören ve çevresine egemen olan uygarlıklardan bahsetmek gerekir şüphesiz ki Boğazgören'i tarihsel yönden öncelikle Olur Oltu dolayısıyla çevre köy ve ilçelerinden ayrı tutamayız. Ecdadımıza ve kültürümüze büyük sevgi ve saygı ile bağlı bulunan insanımıza geçmişten geleceğe köprüler kurmak görevimizdir. Zira ne kadar geriye bakabilirsek o kadar ilerisini görebiliriz. Çok eski bir tarihe sahip olan bu bölgemiz coğrafi konum itibariyle M.Ö.4. y.y. dayanmaktadır. Boğazgörenin ilk bilinen adı Ürek'tir. Olur ilçesine bağlı çevre köyleri içinde ismi Türkçe olan nadir köylerden biridir. Erzurum vilayetine bağlı Olur ilçesini ve köyleri, Selçuklular zamanında Saltukoğulları Beyliği'ne bağlı olarak kalmış bu durum Moğol istilasına kadar devam ederek, istila sonrası Moğollara bağlanmış,daha sonra Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u fethiyle Yöre artık gerçek kimliğini bulmaya başlamıştı. 15.yüzyıl ortalarında Ahıska, Şavşat,Çıldır.Ardanuç,Tortum,Oltu,Olur,Yusufeli adı ile beş bölgede beş kola ayrılan Atabekler yurdu olarak anılmaktadır. Asıl buhranlı dönem, yörede 93 harbi denilen 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı ile başlamıştır. Bu savaşta Doğu cephesi komutanı Gazi Ahmet Muhtar Paşanın Rusları Zivin Gedikler muharebesinde yenmesine rağmen bu başarısı çok üstün Rus kuvvetleri karşısında Osmanlı ordusu Erzurum'a çekilmek zorunda kalmıştır. 1878 de Ruslarla yapılan Berlin Antlaşması ile Batum,Kars,Ardahan,Eleşkirt,Doğubeyazıt, Oltu,Şenkaya,Olur ve köyleri Ruslara savaş tazminatı olarak verilmiştir.1917 yılında Rusya'da çıkan Bolşevik İhtilali nedeniyle yörede bulunan Rus birlikleri birtakım ağır silah ve mühimmatı bölgedeki Ermenilere bırakarak çekilmişlerdir. Silah ve cephane yönünden güçlenen Ermeniler Oltu sancağının Olur ilçesine bağlı 26 köyünde sürekli katliam yaparak köyleri acımasızca yakıp yıkmışlardır. Bunun üzeri Bunun üzerine bölgede silahlı milisler oluşturularak yöre halkı örgütlenmiştir. Örgütlenen yöre halkı Ermenilere karşı direniş hareketleri başlatılmıştır. Daha sonra 6. Tümen komutanı Yarbay Gürsel Bey komutasındaki birlikler 25 Mart 1918 de Oltu'yu kurtarmışlar. Aynı birlikler Olur çevresinde oluşturulan milis kuvvetleri ile birilikte 28 Mart 1918 de de ilçemizi ve köylerini düşman işgalinden kurtarmışlardır. Köyümüz 1958 yılına kadar Oltu ilçesine bağlı olarak kalmış 1958 yılında ise Olur bucağının ilçe olmasıyla birlikte Olur'a bağlanmıştır. Şerefli tarihi güzel tabiatı ve sıcak insanları ile övündüğümüz yöre insanlarımızı belgelerle anlatmak isterdik ancak buna muvaffak olamadık. Bunda 40 yıllık Rus ve Ermeni işgalinin yıkıntıları etkili olduğunu söylemekte sakınca yoktur. Bu bölgeye yakın geçmiş söylemekte sakınca yoktur. Bu bölgenin yakın geçmişte geçirdiği Rus ve Ermeni işgali sırasında geçmişiyle ilgili bütün kaynakları imha edilmiş, hatta bu işgalciler kendilerine gerekli gördükleri birçok kaynakları da giderken beraberinde götürmüşlerdir.